Kullanıcı Adı

:   Şifre :

 Şifremi Unuttum

SORULARA CEVAP VERİYORUM(1)

Allah için yapılan zerre kadar şeyde kaydedilmektedir
27/09/2010 - 19:52


İnsan aklının teknoloji nimetlerini insanlığa sunduğu bu, aklın şaşkın kaldığı çağda,olumsuz yönlerle fazlaca karşılaşıyoruz. Bu olumsuzluklardan biri doğru söylenilen sözler malesef hedef kaydırılarak okuyucuya ulaşıyor. Ve malesef ki hedef kayması yapıldığı halde hiç sorgulanmadan zemininden kayan sözlere inananlar çağa yakışmayacak kadar çok.
      Son yıllarda çarpıtılmamış hiç bir sözüm medyada ilgi görmedi. Mutlaka başında yada sonunda bir değişim olan  sözüm ilgi gördü. Acı, katlandığı zaman acısını kaybediyor, artık tanımı yapılamaz hale geliyor.
      Habertürk gazetesinde, Özlem Yılmaz Hanımefendi benimle uzun bir söyleşi yaptı, O uzun söyleşinin en fazla on’da biri yayınlandı. (Ya hepsi yayınlansaydı ne olacaktı?) olanlar oldu. Yüzlerce siteye olumlu olumsuz eleştiriler, çok azda hakaretler yağdı..İşin açıkçası, ilk defa bu kadar çok yorum gördüm. Gençliğin bilinç altına yığılan algılara önem veren her insan gibi bende önem verdiğimtek cevaplandırdım.


           Ana konumuz
           Dandik tesettür.
“ Dar giyineceksen başını aç“ demişim. Akait okuyan ve okuduğu akaide iman eden hiç kimse böyle zırvalayamaz. Özellikle miskale zerratin hayran yara -zerre miktar hayır kaydedilir- ayetini okuyanlar... (Daha öncede filanca sanatçı kapanır, filanca sanatçı kapanmaz dediğim yazıldı, kuzulaşmız müslümanlarda her zaman olduğu gibi hiç araştırmadan kuzu kuzu buna inandı.)


      Özlem hanım bana söyleşinin çözümünü gönderdiği halde, benimde gözümden kaçmiş olacak ki, ‘Tesettürden utanıyorsan başını aç, seni zorlayan mı var?’ dediğim sözden utanıyorsan ibaresi çıkarılmış. Pantolon üzerine ( Sadece pantolon , üstünde tünik bile yok.) Başörtüsü örtmüş kızlarımızada akıl erdiremediğimi tabiki, tesettürün dejenere edilmesinden acı duyan müslüman olarak serzenişlerimi dile getirdim. Dar kıyafet tesettür değildir. Ancak, mini etekle degaje yakalarla kıyaslanınca, tabi ki kişi dar da giyse günahı aza indirdiği için kârdadır.
      Bu konunun yanı sıra eleştirilerin bir kısmıda benim mal varlığımla ilgiliydi ne yazık ki.


        Eskiden tesettürlüler “ fakirdir”diye aşağılanırken, şimdi jipe binmesi bile ayıplanıyor. Sanki jip, müslüman olmayanlara helal, müslümana gelince harammış gibi bir inanış yaymaya çalışanlar var. Bu defa yanlış yerde nema çalışması yaptılar. Türkiye de kitapları çok okunan yazar olmam hasebiyle, kendileri gibi paraya taptığımı, bunca açların olduğu dünyada para biriktirdiğimi sananlar hakkımda oldukca dengesiz atmışlar.


Çok para kazandım, mal varlığım yok, fakat alacağım çok. Jipim yok buna rağmen sanki dünyanın en lüks jipini ben kullanıyormuşum gibi sanki en lüks villanın birinde oturuyormuşum gibi( ki villada oturmak zekatı ödenmiş parayla elde edilmişse haram değildir) sanki bir çok zinet’im varmış gibi saçma sapan ithamlarda bulunuyorlar. Bu tür ithamlar, belliki okuyucumun beni sevmesini engellemek için yapılıyor.


Bu mecburi girişten sonra sorulara geçelim.



 ***

O Rahman O Rahiim,
O Kerim O Kahhar,
O Gaffar’ın adıyla başlayarak, O‘ ndan yazdıklarımıza tesir vermesini dileriz
 
 ***

Önce ’eleştiriye açıkmısın?’ diyenlere cevap verelim.

 

 Tabiki eleştirilere açığız… Üstelik seviyeli eleştiriler bizi çokta memnun etmektedir. Tabiki eleştiriler, tenkitler olmalı… Tabiki herkes bizi onaylayacak diye bir kural yok. Yalnız yanlış bilgilerle eleştirenlerin sözlerine açıklık getirmek üzerimize düşen görev oldu. Bir çok sitede yayınlanan “Emine Şenlikoğlu dandik tesettüre çattı” başlıklı haber,  Habertürk gazetesinde çıktığı andan itibaren yorumları zevkle takip ettim. Bu arada güzel bir gelişmeyede şahit oldum. Gençler olaylara karşı çok duyarlı, çok rafine bilgilerle, çok seviyeli eleştirilere imza atıyorlar. Bu durum umudumuzu gülümsetiyor.


 Biz, önce olumlu eleştiri hangisi olumsuz eleştiri hangisi onu açıklayalım. En azından bizim zaviyemizden neye olumlu neye olumsuz dediğimiz iyi anlaşılsın.
Örneğin:
 ‘Sen ne şaçmalıyorsun?’ demek olumsuz eleştiri demek degildir. Bu direkt hakarettir. „Sen mini etek  üzerine başörtüsü örtmek tesettür değil diyemessin! Bir kadının başında başörtüsü varsa o tesettürdür.” denirse bu olumsuz eleştiridir. Çünkü yanlış bilgi vermektedir. Bazı yorumcular ‘sana ne?’ demiş. Bu da olumsuz bir eleştiridir . ‘sana ne?’ ise, bizim yazdıklarımızdan da ‘sana ne?’ gibi, amiyane cevap vermek gelir içimizden . Sana ne? cilik aptallar dünyasının kavramıdır… fikirsizlerin kavramıdır… sana ne? bana ne? ona ne?

Müslüman inancıyla ilgili olan hiç bir şeye bana ne? veya sana ne? diyemez. Biz “sana ne“     kelimesini bir kere kullandık, on kere pişmanlığını yaşadık.
 ‘Bu ne biçim üslup, daha iyi ifadeler kullanamaz mısın?’ eleştirisi olumlu eleştiridir.
 ‘Ya konuşma, ya delillerini ortaya koy.’ Üslubu kaba ama bu eleştiri olumludur. ‘İslamda tesettür yokki, sen ne tesettüründen bahsediyorsun?’ diye bir eleştiri ne olumlu eleştiridir ne de olumsuz. Bu direkt gavurluktur. Hemde dümdüz gavurluk. Kişi inanmayabilir. Benim ona karışmaya hakkım yok. Fakat, benim inandığım ve var dediğim bir şeye onun ‘yok‘, deme hakkı yoktur. ‘Ben inanmıyorum” demek başka şey‘ böyle birşey yok” demek başka bir şeydir. Haber 7’de 60 binden fazla tıklama yüzlerce yorum alan dandik tesettür haberi bazılarını kötü etkilemiş bazılarıda olumlu eleştirilerini sunmuşlardır. Sağolsun gençler yakından ilgilenmişler. Bazıları o kadar güzel yorum yapmışlar ki o yorumları adeta içerek okudum. Allah hepsinden razı olsun.
Şimdi bize gelen eleştiri ve soruların içinden bir kaçına cevap verelim.


Arkadaşımın sorusuyla başlamak istiyorum:


1)İlahiyatcı Prof. Beyza Bilgin ‘Şenlikoğlu'nun sözleri eski şeriata uyuyor şimdi eski kavram tesettür tamamen değişti. İslami görüşlerde değişti.’ demiş. Özlem Yılmaz’ a verdiği demeçte.


 Sorularım şunlar:

 

Eski şeriat ne demek?
İslâm' i görüşler değişir mi? “


Cevap: ‘Eski şeriat (ahit)’ sözü bazı Hristiyanların Tevrat için kullandıkları sözdür. Eski Ahit: Zebur ve Tevrat ilaveten musevilerin Tanah’ı kapsayan kitabı mukaddesin ilk bölümü 39'a denmekte v.b. Kanunlar bütünü, yahudi hukukuda denir.
Yeni Ahit ise İncil için kullanılır.
Yani,Yeni Ahit yeni şeriat demektir.


İslam için eski şeriat sözünü ya cahiller kullanır ya islam hukukuna iman etmeyen, işi gücü beyin bulandırmak olan aşırı laikler kullanır, yada konuya vakıf olmayanlar!
 Şeriat hukuk demektir. Allâh İslamdan sonra yeni bir din-hukuk göndermedi ki İslam eskimiş olsun. İslam zaten hep yenidir. ‘İnsanlara iyilik yap’ diyen İslam eskir mi? ‘beşikten mezara kadar

ilim’ diyen İslam eskir mi? ’Suçlu baban bile olsa mahkemede söyle’ diyen İslam eskir mi?
 Fikirleri dinazorlar devrinden kalan insanların İslam’i etkiyi yok etmek için yaptıkları bilinç altı çalışmaların tabii sonucu olarak bu tip sözleri duyacağız.


 ‘İslami görüşler değişir mi?’ Ayet ve mutevatir hadislerle (kıstaslara uygunsa diğer hadislerde olabilir) ifade edilen İslami görüşler asla değişemez. ‘Faiz haramdır, günaha yaklaşma’ gibi emirler değişir mi?  şöyle abdest alınır, böyle namaz kılınır, gibi hükümlerde degişmez. Farklı yorumlanabilir fakat içerik (öz) değişemez.


Ne degişir?
Geçmişte, İslam alimleri bir konuda içtihat yapmışlarsa, o konuda şimdi daha iyi şartlar oluşmuş ve islama da aykırı değilse burada İslam’i denilen görüş değişebilir.

 
2) Sibel Eraslan, '' iklimlere göre tesettür değişir'' demiş ‘gerçekten değişir mi?’. (kendi sorum) Kumaş ve model değişir, tesettür şartlarından olan özellikle bolluk, uzunluk ve kumaşın içi göstermeyecek dokuda olması mecburiyeti değişmez. Bizim annelerimiz İslami ölçü vererek bizi bilgilendirmedi. Fakat biz çocuklarımızı bilgilendiriyoruz yada bilgilendirmek zorundayız. İslamda sosyal içerikli emirlerin illeti bellidir. Bu nereye gidersek gidelim, hangi iklimlerde olursak olalım değişmez. Kabedeki tesettürleri görünce bakış açısının değiştiğini belirtmiş Sibel Eraslan.
Kabedeki insanları görünce ölçümüz değişemez! Bu yöntem İslam prensibine uymaz! Bizim ölçümüz Mekke'deki veya dünyanın herhangi bir yerindeki kapalı kadınların örtünme şekli değil, Kur'an ve Sünnet'tir. Gün gelir, Mekke’de herkes burka giyerse bizde burka mı diyeceğiz? veya kısa kollu giyerse kadınlar...
 İslamda tesettür modeli yoktur:

Şartlar yerine gelirse her model İslamileştirilebilir.
Bin model diye bile sınırlandıramayız. Belki milyonlarca model olabilir. Milyonda diyemeyiz belki trilyon model olur. Fakat İslami tesettür denecekse bu milyonlarca modelin, bol, uzun ve iç göstermeyen  kumaştan olacak şartı, islamın kendisinden gelir. Fakat bu hüküm sünnetullah gereğidir, buna sünnet-i seniyye’ye de inananlar inanır.
3) Sayın. Vehbi Yavuz, Ben dindarlığı görünüş veya namazla ölçmüyorum"demiş. Bu yaklaşım doğru mudur?(kendi sorum.)


 Hayır doğru değildir, doğruluk payı vardır.  Adam ahlaksızsa namazına bakılmaz, kadın iffetsizse tesettürüne bakılmaz, Fakat gerçek müslümanlar hem içi hemde dışı ile Allah'ın emrini dinlemek zorundadır.(içten kasıt imandır.) Allah’ı dinlemiyorsa ona zaten ’dindar’denmez ’dindar kime denir?’ dini inancına göre yaşayana. Kimilerine göre İslami kesimde herkes özel hayatında tutarsızdır. Çünkü kişi kendi gibi bilir işi. Gerçek dindar istisnada hatalar yapsada, kaidede Allah’ın emirlerini dinler, özel hayatında da tutarlıdır. İslam’i emirler önce içe hitap etsede sonra mutlaka dışa yansır. ‘İbadet te kabahatte gizlidir, imanın kimde olduğu bilinmez’ safsatalarının uzantısıdır,  ’dış görünüş mühim degildir’ sözü. İslam’da içsiz dış, dışsız iç eksiktir, nokta!


4) Tuncay Tezel yorumcu  Haber 7. „ Filistin, Irak ve bunun gibi ülkelerde zulüm varken tesettürü konu edenden ne hayır gelir?“ demiş. Ne gaye ile demişse.
Kıyamete kadar zalim ve emperyalistler, özetle batıl, dünyanın bir tarafında müslümana saldırıyor olacaktır. Durum böyle iken biz kıyamete kadar islam’ın kurallarından hiçmi bahsetmeyeceğiz? Biz dergimizde, kitaplarımızda, konferanslarımızda zulme karşı görevlerimizi yerine getirmeye çalışıyoruz. Oturduğumuz yerden ahkam kesenlerden olmadık. Allah’ın izniyle bundan sonrada olmayacağız.
Silahların altında Irak’a gittik,  Afganistan’a gittik elimizden gelen herşeyi yapmaya çalıştık ve ölene kadar da çalışacağız inşallah.
Tesettür konusuna da bizim inisiyatifimizle girilmedi. Gazeteci sordu bizde görüşlerimizi söyledik. Soru Filistin’den gelseydi o konuda da cevap verirdik. Ayrıca, şu da var; herkes aynı şeyi yazarsa insanlar yazı okumaz hale gelirler. Düşünün, bir çiçek bahçesinin on sahibi var ve hepside bahçeyi sadece suluyor o zaman ne olur? çicekler çürür. Demek ki kimi sulayacak kimi gübresini koyacak, kimi yaban otlarını temizleyecek  v.b
Ayrıca unutulmasın, Afrikada’ki aç insanların hepsi müslüman değil. Dünya’da yahudiler hariç, her dinden aç insanlar vardır. Dünya’ya verilmek istenen şu mesaj var;  ’’bakın İslam Afrika'yı aç bıraktı!“

Bizler sadece tesettürden bahsetmiyoruz, bu oyunlardan da haberdar olmaya çalışıyoruz. Aç insanların en az yarısı Hristiyandır, “onları da doyurmaya çalışmalıyız“   şuuru ile hareket ediyoruz.
Emperyalist zihniyet aç bıraktığı insanların faturasını İslam dinine kesmeye çalışmaktadır! Halbuki bu fatura Allah’ı dinlemeyenlere kesilmelidir. Sayın Tezel keşke biraz siyasi coğrafyayı araştırabilseydiniz burda bile durumdan vazife çıkarmayı kendinize yakıştıramazdınız.


5) Yorumcu Haber7

Sanki herkes dört dörtlük münkernekir olmuş. Allah ile kul arasında halledilebilecek meseleler bunlar.“  demiş. Yorum yorum rumuzlu yorumcu. Söylediğiniz bütünü bozmuyor olsa haklısınız. Yani, bir kişi ’ ben başımı örtüp dar giyineceğim kime ne? Ben günahımı kabul ediyorum” derse     “günahı kendine” dersiniz. Fakat, “Bunda ne var canım? Bu da tesettürdür” derse,YANLIŞ FETVA TOPLUMA İZAH EDİLİR . Bir genç kız ne kadar dandik giyinirse giyinsin hiç kimse ona hakaret etme hakkına sahip değildir. ’ içki çok kötüdür’ demek başka, “içki içenler kötüdür” demek başkadır. Dandik giyinenler içinde dandik olmayanlar çok var . Çok iffetli, çok düzgün kardeşlerimiz var. Tam tesettür içinde de az da olsa dandikler var. Kimi bilmiyor doğruları,  kimide, erkeklerin televizyon etkisiyle manken gibi fizik, film yıldızı gibi yüz güzelliği arıyor olması bazı genç kız ve kadınların şuh giyinme konusunda tetikleyici rol oynamasına sebep oluyor. Erkeği bozulmayan toplumda tek başına kadın, kadını bozulmayan toplumlarda tek başına erkek bozulmaz. Dandik tesettür konusunda, kadın erkek ortaklaşa suçluyuz. Takip edin bakalım,tam tesettürlü, kendisini oyalı boyalı göstermeyen kızlaramı talep fazla, fiziki görüntüsünü çekici hale getirenleremi? Bu da bazı erkeklerin zaafı.
Şuna dikkat edin, ben “falancı şöyle giyiniyor“  demiyorum. Ben fiilin yanlışını söylüyorum. Fiili işleyen yine benim din kardeşim. Birileri fırsattan istifade dandik örtülü kızlarımıza saldırmış. Ben bozulmuş tesettür imajını eleştiriyorum, kişileri aşağılamıyorum. Sarhoşa içkinin haramlığını anlatıyorum, çirkinliğini de ama sarhoşuda kaldırıp atmıyorum. Denebilirki, “içkiyle tesettür tavizi aynı şey mi?” Ne fark eder? İkiside ayetlere rağmen Allah’a rest çekercesine nefsinin isteğini yapmıyor mu? Yani, yanlışlar eleştirilmeli.


6)Benim dandik tesettürlü kardeşlerimi kıskandığım şeklinde bir yorum var. Bu eleştiriye cevap vermek tabiki yakışık almaz da... Benim dikkatimi şu çekti. İslamın emirlerini tahrip eden kıyafeti nasılda savunuyor, onun yanında yer alıyor birileri. Adeta, İslam tesettüründen taviz vermeyenler kötü, taviz verenler zülme uğramış zavvalılarmışta, onlar, yani işi gücü müslümana zulmetmek olanlar sanki biz tesettür konusunda tavizkar kardeşlerimizi atıyormuşuzda onlar sahipleniyorlar edasındalar. Hadi o zaman onları alın üniversiteye, millet vekili olsunlar neden kırmızı görünce çıldıran canlı gibi başörtüsüyle, dandikte olsa, millet vekili olsun denince çıldırıyorlar. Çıldırıyorlar, çünkü bugün sırf bize muhalefet olsun diye o göstermelik savunmaları yapıyorlar. Şunu bilmiyorlar ki, biz dandikte giyinseler, yada hiç tesettürleri de olmasa, imanlı kızlarımız için gerekirse ölüme gideriz. Biz kardeş dediklerimizi eleştiririz kardeşler kendi aralarında kavga eder sonra barışır kime ne ki? Üniversite önlerinde coplayanları alkışlayıp milletvekilinin kapısını tekmeleyenlere gıkınız çıkmazken bizim eleştirimizlemi kurtarıcı melek olmak istiyorsunuz? diye sormak isterdim bunu yazanlara. Yoruma gelince, yorumu siz değerli okuyuculara bırakıyorum.

 

7) HaberTürk sitesinin yorumcularına geçelim. K. Orhan adında bir kardeşimizde benim Türkçe Kur’an olmaz, dediğimi eleştirmiş. Konu bu  değil fakat bir iki cümleyle cevaplamak istiyorum, Kur’an’ın Türkçe açıklaması olur. Yanlış anlaşılma olmuş. Arapçası Türkçe yazılamaz. Çünkü Arapçadaki bazı harfler Türkçede yok.


8) Misafir yorumcu: “Tabiki herşeyin en doğrusu vardır, lakin insanlara doğru olan bir şeyi yapmıyorsunuz diye tamamen terkedin denemez. Daha doğrusunu yapmaya yönlendirilebilir. Olaya terstende bakılabilir. Bu kadar dar giyinme tutkusu olan insan başını kapatıyorsa, ‘vay bee!’ de diyebilirsiniz”demiş.
Bu çok güzel. Eleştiri yapan kardeşimiz haklı, özelde tabi ki zerre miktar hayır yapan mükafatını alır eksik yaptığının bütününe tam inanarak yapıyorsa . Fakat genelde, her yanlış eleştirilmeli. Eğer her yanlış toplumda anlayışlı ve çağdaş, elit ve özgürlükcü olmak adına eleştirilmezse, sept kavmine döneriz. İslam her müslümana emanettir!


9) Misafir yorumcu:

      “Asıl amaçları burkayı getirmek“  demiş. Bizler şerefli müslümanlarız. Hiç kimseyi aldatmadık, aşırı laikler gibi takiyye yapmadık. Eğer İslamda en doğrusunun burka olduğuna inansak, şimdi bile o burkayı giyeriz hiç kimseden korkmayız. Fakat biz, bir defa tesettür olarak, burka modelini beğenmiyoruz. Çok kullanışsız kadınlar elini kolunu dışarı çıkartamıyor. Sevmediğimiz modeli neden getirmeye çalışalım? Burka tesettür değilmi? Tesettürdür fakat zor bir tesettürdür. O modeli de Allah veya Rasulü bildirmediğine göre bizim tesettürler arasından tercihimizi yaptığımızda, elimizi kolumuzu bağlamayanı tercih ediyoruz.  Model saplantımız yok.
Biz bunu açıklıyoruz. Dileyen inansın dilemeyen inanmasın.
Şunu da söyleyelim: “bize sorulsa, iki rejimden birini seçin biri kadını baştan aşağıya burka ile kapatıyor diğeri kadını baştan aşağıya soyuyor siz hangi rejimi tercih edersiniz dense? biz seve seve burkayı kabul ederiz. Acaba bu ithamları yapan misafir yorumcu hangi rejimi tercih eder?
 Sadece merak ettim.


10) Misafir yorumcu “ Başı açıklarda fitne fesat daha azdır.”demiş. Durumdan vazife çıkararak. Psikolojik savaş işte bu. Bakın, fırsatçı vatandaşımız nasılda bulmuş taşı gediğine koydum sandığı fırsatı! Fesatın gurubu olmaz. Fesat insan, açıksada fesattır, kapalıysada fesattır. Açıklar şöyle kapalılar böyle sözü söyleyeni küçük düşürür ama bu yorumcunun burdan bile nemalanmaya çalışması bize ilginç geldi.

 
 11) Bir misafir yorumcu

    Emine Hanımın yeni bir kitabı çıkacak şimdiden reklamını yapıyor.“ diyor. Kişi kendi inancı gibi bilir işi. Kitabım çıkarsa direkt kitabımla ilgili konuşurum. Kaldı ki laikçi kesimden hiç kimse benimle şu tarihe (9 Agustos 2010) kadar kitabımla ilgili olarak ne televizyona çağırdı ne bir röportaj yaptı. Dinimin bir zerresini çıkarıma alet olarak kullanmadım ve asla kullanmamda Allah’ın izniyle.
O yöntem çok basit insanların yöntemidir. Ayrıca unutmayın ben gazeteye benimle ropörtaj yapın demedim onlar bana rica ettiler söyleşi yaptık.
Kaset çıkartıp gündeme gelmek için olmadık bahanelerle gündeme gelen sanatçıları modelleyerek konuşmalarımı ele almak zavallılıktır.
Birazcık taklitsiz olmayı deneseniz !
Şimdi bir misafir yorumcunun eleştirisine geçecegiz. Bu eleştiriye geçmeden önce size bir adamın mantık hikayesini anlatmak istiyorum.
Çıkarcı mantığa sahip olan adam karısının üzerine evlenir ilk hanımı bunu kabul etmez “senden ayrılacağım!“  der. Adam
hemen çıkarcı mantığını kullanır;
“öylemi! Mademki Ayşe senin üzerine geldi senin canın yandı onun üzerinede evlelenip bu kez onun canını yakacağım!“  der. Fırıldak mantık heryerde var. Bakın misafir yorumcu ne diyor:

 

12)

    AKP bunuda anayasa paketine koysaydı“ demiş. Kendince nemalanıyor.  Cevap vermiyorum
sadece gençleri ne hale getiriyorlar dikkat çekmek istedim.


13) Misafir Yorumcu

Emine Şenlikoğlu mantığı ya hep ya hiç.
o zaman başı açıklar tamamen açılsın öylemi? ya çarşaf giy ya bikini mantığı yuh“ demiş.
ilk bakış bu kardeşimiz haklı tabiki bir kadın mini etek giyecekse pantolon üstüne tunik giymesi daha karlıdır.  Askılı giyecekse kısa kol giymesi daha karlıdır.
Biz dejenerasyondan ve genel problemden bahsediyoruz. Herkesin anlayacağı bir konu değil yazılanlar. Sizi anlayışla karşılıyoruz. Eleştirilerinizi dostça yapmayı başarabilseydiniz sizin açınızdan çok iyi olurdu.


14) Yine bir fırıldak mantık bakın ne diyor:

   “AKP iktidar olunca menfaat icabı örtünüyorlar ihale alamazlar maazallah işleri engellenir.“ Bu şahısta durumdan fikir nemalanması peşine düşmüş. Sanki Ak Parti insanlara kapanın demiş gibi. Sanki ihalede eşlerin kızların başı soruluyor, sanki Ak Parti de başı açıklar yok sanki Ak Parti başı açıklara ikinci sınıf muamelesi yapıyorda
bu fırıldak zekalı vatandaşımız durum kotarıyor. Bu zihniyet böyledir işte sinekten yağ çıkarma peşine düşer her şeyden menfaatlarine birşey bulurlar. İnsanlığa yazık oluyor.


15) Misafir  Yorumcu: “Neden Belçika da tedavi rüyasındamı tavsiye edilmiş?“ Sivri zekasıyla aklınca tiye alıyor bizi. Ben Belçika’ya 15 günlüğüne gittim ani olarak rahatsızlandım. Doktor uçağa binemez deyince arkadaşım Rüya moda'nın sahibi Nadire Erbaş, “sana oturum alalım“ dedi. Oturumu beklerken araştırmalarıma da başladım. Aksilik oldu oturum uzadı çok kaldım mesele budur.
      Dünyanın en iyi doktorları bana göre Türkiye’de dir. Ben bunun bilincindeyim. Neden yabancı ülkeyi seçeyimki acil durum yoksa. Biz başka ülke özentilisi değiliz ülkemiz için gerekirse ölürüz.

16) Melaseheli rumuzlu şahıs   

   “Emine Hanım makyajını silsin“ diyor. Zahiren haklı olarak.
Beyaz çarşaflı resmimi Hürriye Gazetesinin muhabiri Senih GÜRMEN çekti. İyi niyetli kardeşimiz yüzüme photoshopla öyle yansıma yapmış ki herkes botoks yaptırdığımı zannetti. Bana telefon açan foto muhabiri  “Emine Hanım sizi on yaş gençleştirdim“ dedi. O zaman bu iyi niyetli kardeşimin yaptığı yüzdeki iyileştirmenin faturasının bana kesileceğini hissetmiştim. Fakat sırası gelmişken şunu söylemekte yarar var, kadın dışarıda renkli göz boyası kullanamaz fakat hac sürmesi kullanabilir ayrıca cilt bakımı farklı şeydir makyaj farklı şeydir.  Ve sürme gözü süslemek kastıyla yapılmadıkça vede aşırıya kaçmadıkça caizdir.
Bir zeka daha bakın fikir nemalanmasını nasıl yapıyor.

 

17) “Tesettürü  sorgulayana kadar İslamiyetin günümüze uygun bir din olup olmayacağını sorgulasa doğruyu bulacaktır.”  O şahıs şunu bilmiyor, uygulaması yapıldığında dünyayı huzura kavuşturacak tek sistem islam dinidir. Hangi rejimde “Adaletsizlik yapan kendin bile olsan mahkemede doğruyu itiraf et” emri var? islam içki yasak der yanlışmı? İçki yüzünden her yıl binlerce insan ölüyor. İslam kumar yasak diyor yanlış mı? Kumar pisliği yüzünden (pislik Allah’ ın ifadesidir) binlerce yuva yıkılıyor. “Beşikten mezara kadar ilim  yapın, düşmanın teknolojisinden daha güçlü donanıma sahip olun” diyor. İslamdan başka hangi din ve ideoloji insanlığı kurtarabilirki? Sizin düzeninizi gördük, seksen yılda evlatları ana babaya düşman yaptı, milyonlarcı kadını malum evlerde sattı, piskopatlarımız ve çıldıranlarımız arttı. Ar haya alay edilen değer durumuna düşürüldü, inancını yaşayan dindarlar fişlendi. Siz daha hangi yüzle kalkarda İslam ile boy ölçüşürsünüz?!

Önce kendi inancınıza  bakın islamdan daha faydalı bir maddesi var mı?

 


18) Bir misafir yorumu;

 “İnanç kafada biter kafada bırakın şunları artık bu kadar ilkel olmayın“ demiş. Zavallı vatandaşımız şunu bilmiyor ki, ilkel insan çıplaklık yanlısıdır.
Medeniyet giyimle başlar. Bu vatandaşımız (tesettürsüzlüğü) medeniyet sanıyor. Sanıyor çünkü tesettüre düşmanlık, içki, dans ve İslam'a hakaretten başka ellerinde bir sermaye yok. Tesettüre küfrederek mecburen isyanlarını çok matah bir şeymiş gibi göstermeye çalışıyorlar.


19) Bir nemacı daha diyor ki; “AK Partinin üretmiş olduğu moda işte niye karşı çıkıyorsunuz ki ?“
Ak Parti kadar üzerine taş düşsün diyesi geliyor insanın. Bu zihniyet ne kadar acımasız, yatağından düşse AK Partiyi sorumlu tutacak...! İnsaf demiyeceğim şartlanmışlar ister dinli olsun ister dinsiz insaflı olamazlar. Daha yüzlerce soru var kısmet olursa Sorulara Cevap 2 de devam ederiz.

Selam ve Dua ile

 

SİTEMİZİN ZİYARETÇİLERİNE DUYURU

Değerli gençler! Söze sizden başlıyorum; çünkü siztemize daha çok sizlerin ilgi gösterdiğini görüyorum. Üstelik olanca ilgisizliğime rağmen. Size ne kadar teşekkür etsem azdır. Henüz kırkbeş ellibeş yaşlarında bir üyemize rastlamadım, varsa onlarada teşekkür ediyorum.

Rahman ve Rahim, Gafur ve Azizün Züntikam Allah' ın adıyla...

             ***
     Değerli gençler! Söze sizden başlıyorum; çünkü siztemize daha çok sizlerin ilgi gösterdiğini görüyorum. Üstelik olanca ilgisizliğime rağmen. Size ne kadar teşekkür etsem azdır. Henüz kırkbeş ellibeş yaşlarında bir üyemize rastlamadım, varsa onlarada teşekkür ediyorum.
    
     Siteyi yenileyeceğiz; fakat yoğunluğum sebebiyle yeniliyemedik ama Allah' ın izniyle azkaldı. Avrupa' ya tekrar gidip gelmek zorundayım. Fransa, Almanya ve Belçika' da konferansım var. Sonra birde yılbaşında gideceğim. Ondan sonra belki Avrupa' ya birdaha gitmeyeceğim, tam belli olmamakla beraber durum böyle görünüyor. Nedeni derin bir yara, açmayalım, açarsak yara kanar.
     
     Sitemiz faaliyete geçtiğinde göreceksiniz çok güzel olacak. Plan ve proje tamam, sadece işlerim sebebiyle fırsat bulamıyorum. Başlayıncada yarım kalmasın diye işlerimi bitirip öyle başlayayım diyorum.
    
     İnternet iki başlı dev. Bir başı şeytan bir başı melek. Biz, melek yönünü yeterince kullanamadık, çeşitli sebepler vardı. İnşallah bu eksiğimizi gidereceğiz. Sitenin adını beraber değiştirelim.  
Bana gelen teklifler şöyle:
1.  Emine Şenlikoğlu Sitesi
2.  Mektup Dergisi Sitesi
3.  Mücahidler Sitesi vb
 
     Sizde isim verin. En çok hangi isim için mail alırsak sitemizin adı o olsun.
    
     Çevrenizi siteye üye yapın. Değerli dostlar, dergi çıkardım abone bulmuyorsunuz ( Çok şükür azda olsa abonelerimiz var ama ben sizinde gayretinizi görmek isterim), site açtık üye bulmuyorsunuz. Kardeşler, her biriniz dergiye bir abone yapsanız ( 35 euro fiyatında 3 kitap hediye 2 yıl abone olan herkese). Siteye bir üye yapsanız ben daha rahat çalışırım. Hem ben yazacağım, hem okuyacağım, hem konferans vereceğim, hem binlerce kişiye cevap vereceğim, hem dergiye aboneyi siteye üyeyi ben mi bulacağım. Vallahi bunu bir insana reva görmek beni seven okuyucuma yakışmaz.
     
      Abone için mektup dergisi 0212 521 83 10 ya da 0212 525 27 06...
      
      Site editörü Şair Ramazan YAMAN. On parmak yazmayı tekrar başarırsam. (Ceza evinde 10 parmak öğrenmiştim fakat sonradan unuttum. Şimdi Allah izin verirse yeniden çalışacağım. ) Ozaman Şair Ramazan YAMAN' a ilaveten Hocam Recep ÖZKAN ile şahsımda siteyle daha yakından ilgileneceğiz. Siteyle ilgili çok uçuk hayallerım olduğunuda şimdiden söyleyeyim. Birde ilgilenenlere bir müjde vereyim; Allah izin verirse,
      

      Çıraklıktan Eğitip Yazar Yetiştireceğim
      
      Talebe olmayı ve talebe okutmayı oldum olası çok severim. Hayatta en sevdiğim çalışma yöntemi okumak ve okutmaktır. Bu hevesle yıllarca Kuran Kursu Hocalıgı yaptım. Fakat kursları kapatttım. İçimde ki talebe yetiştirme arzum kurslarla beraber kapanmadığından çok büyük acılar hissettim hala hissediyorum. Talebe yetiştirme hayallerimi yazar yetiştirmeye çevirdim.

      Sitemizle çok güzel çalışma hayallerim var. Bu hayallerimden biri çıraklıktan yazar yetiştirmek.Bunun sebebi bazı yazarların döküldüğünü görmemdir. Döküldürler çünkü alt yapıları yok, döküldüler çünkü birikimlerini vahiyden beslenerek elde etmediler, döküldüler çünkü sistemli olarak bir hoca yönetiminde çalışamadılar. Bende bu eksikliği hissetmiş biri olarak beni hoca olarak kabul edecek olanlara yardımcı olmak istiyorum. Yani, şu gök kubbe altında hoş bir sedanın yanında bir kaçta yazar bırakmak istiyorum...  Detayı konuyla ilgili daha sonraki yazımda Şanı Yüce Allah izin verirse açıklayacağım. Sizde ilgi duyuyorsanız direkt ptt yoluyla mektup dergisine 2 yazınızı göndermelisiniz. (Yazılar aynı alanda ayrı konular olmalı.)
     
      İçinizden ne gelirse onu yazın, demiyorum. Araştırın yazılmayan bir konu bulun ve ya yazılan konuları başka açıdan ele alın. Popilist yazılar istemiyorum. Elli yıl sonra bile o yazı bayatlamamış olmalı, insan veya kainat merkezli ama yazıda incelikleri işlemek ana hedef olmalı. 
      
      Talebelerim için defter tutacağım. Adreseniz, telefon numaranız ve iki adet fotoğrafınızla birlikte iki yazınızı şu adrese bekliyorum. Daruşşafaka Cad. Aksarıklı Sok. No4/A Fatih/İST
Hemen cevap beklemeyin. Fakat şunuda bilin, bir yıl sonra bile olsa size Allah'ın izniyle cevap gelir. Tabii mektup bize ulaşmışsa.

 

 

 

      Daha fazlasını sitemiz açılınca yazarız. Şimdilik Allah' a emanet olunuz. Gidişimiz olurda dönüşümüz olmazsa, hakkınızı helal edin. Ben başta Cübbeli, hiç tanımadığım biri olduğu halde hakaretlerine maruz kaldığım Ayşe Topbaş ve üç kişi hariç herkese hakkımı helal ediyorum. Selam  ve Dua ile... Emine Şenlikoğlu

  SİTEMİZİN ZİYARETÇİLERİNE 2. AÇIKLAMA

Esselamu Aleykum Değerli Dostlar, Değerli Okuyucularımız; Sizleri bir kaç konu için rahatsız ediyorum. 1. Yine özür diliyorum, ağrafi hastalığına (yazarın yazmama haztalığı) yakalandığım için mektup dergisi yani derkit hem dergi hem kitap gecikmeli olarak size ulaşıyor özür diliyorum.

2. 2 yıllık abone olanlara 3 hediye kitap gönderdiğimizi biliyorsunuz. Çevrenizde 1 yıllık abone olanlara hatırlatın. Bir yıllık daha aboneliklerini arttırıp kitaplarına sahip olsunlar. ( 3 kitap birden 6. sayıda 2 yıllık abone ücretini ödeyen herkese gidecektir.) Çevrenizi bu çalışmadan haberdar edin. Unutmayın Mektup Dergisi yeni şablon dönüşümlü abone sistemiyle sizlere ulaşıyor.
Abone olduğunuz andan itibaren belki 1 ay belki 1 yıl sonra birde bakarsınız ki  1 yıl veya  2 yıl önceki dergi size gelebilir. Mektup Dergisi yeni şablonun farkı işte bu! Günlük olaylara endeksli değiliz 50 yıl sonrada konular yeni olma özelliğini koruyacaktır. İnsana herzaman lazım olan bilgiler sunmaya çalışıyoruz.
 
3. Türkiye ve Avrupa' da çeşitli araştırmalar yapıyorum. Türkiye' de yılbaşından sonra Avrupa' da yılbaşına kadar araştırmalarım devam edecek. Avrupa' da Allah izin verirse son araştırmamı yapacağım salon ve camii toplantıları hariç ev sohbetlerindede araştırmalarıma devam etmek istiyorum. Ben evime en az 20 kadın ile 15 genç kız toplarım hem araştırmanızı yapın hemde onlara biraz sohbet edin diyorsanız. Bana ulaşın. Adınız Soyadınız ve Adresinizle beraber şu telefonlara mesaj çekin veya mail gönderin. Evlatlarımız, torunlarımız Hristiyan veyaz dinsiz olmasın istiyorsak, bugün çok çalışmalıyız. Hemde her türlü baskı görme, alay edilme, iftiraya uğtrama ve dışlamalara rağmen.

 Bize tel, veya e-mail'le ulaşın: Recep Özkan Tel: 0532 605 43 92, e.senlikoglu@hotmail.com 

 Selam ve Dua ile.     Emine Şenlikoğlu

 

DİĞER YAZILAR

Oğlum gibi binlerce masum insan cezaevlerinde
ABD'de bir Müslümana saldıran iki çocuğa gözaltı
ÖRGÜTÜN BİRİNCİ MİSYONU İSLAM'I YOK ETMEK
"Bayırbucak Asla Düşmeyecek"
KÜRTAJ EKİPMANLARI BULUNDU
SORULARA CEVAP VERİYORUM(4)
Soru,insan yaratılmadan önce yaratıldı.Melekler sordu ilk soruyu.
SORULARA CEVAP VERİYORUM(3)
Zihnini kasıtlı olarak soru sormaya yönlendirme çünkü baş edemezsin. Ama soru tabii olarak oluşmuşsa; edep kurallarını aşmayan soruları KORKMADAN SOR
TÜRKİYE'NİN AYDIN SORUNU VE ŞENLİKOĞLU
İlk kitabının ardından 2.5 yıl cezaevine hapsedilmiş bir yazar olan Şenlikoğlu, giyim kuşamına kadar çizgisini hiç bozmadı.
ŞENLİKOĞLU'NDAN ÇARPICI AÇIKLAMALAR
En çok okunan yazarlardan Emine Şenlikoğlu’ndan Habervaktim’e çarpıcı açıklamalar:
EŞCİNSELLİĞİN BİLİNMEYEN YÜZÜ
Şu yer yüzünde rotasını belirlememiş olan insanlar artık neye inanacağına şaşırmış bir durumda. Her şey o kadar karmaşık bir hal almış ki işin içinden

n

SORULARA CEVAP VERİYORUM(2)

n

SORULARA CEVAP VERİYORUM(1)
 
 
 

KATEGORİLER

SİTE YAZARLARI

ALINTI YAZARLAR

ABDULKADİR TURAN

İslam dünyasında Müslüman kimliğin yeniden keşfi..
FARUK BAŞER

ESTETİK AMELİYATI
ABDULCELİL CANDAN

Peygamberlere İman Konusunda Görülen Bazı Batıl İnançlar
FATMA TUNCER

GENÇ KUŞAĞIN ÇIKMAZLARI
AHMET TAŞGETİREN

FETVA LİNCİ GERÇEK FETVA
SEMA MARAŞLI

EVLİLİK KÜLTÜRÜ
İLHAN ORAL

HİZMET Mİ FİTNE Mİ
AHMET ANAPALI

ATATÜRK DEDİ Kİ KAN İLE YAPILAN İNKILAPLAR DAHA SAĞLAM OLUR
SERDAR TUNCER

AÇILMADAN YAKILAN BİR MEKTUP
CEM KÜÇÜK

İSLAMCILIĞIN DÖNEMİ ESAS ŞİMDİ BAŞLIYOR
İBRAHİM SARMIŞ

Hz. Muhammed'in (s) Büyülendiği İddiası
MEHMET EMİN YILDIRIM

Efendimiz (s.a.s.) Kimleri Şikâyet Edecek?
SERDAR DEMİREL

HAYATINI KAYBETTİ DE NE DEMEK
MEHMET KAPLAN

BU ACI NASIL ANLATILIR
MUSTAFA ÖZCAN

ALLAH İÇİN ÖLEYİMDE
ABDURRAHMAN DİLİPAK

İMAN ETTİK DEMEKLE
MEHMET GÖKTAŞ

Geceyi büyük bir medeniyet yapanların çocuklarıyız
CEMAL NAR

UYANIK KÜRTCÜ İSLAMCILARA UYARI
YAŞAR DEĞİRMENCİ

LALE DEVRİ MÜSLÜMANLARI GİBİYİZ
ŞEVKİ YILMAZ

HER DİRİLİŞ BİR FETİHTİR
ABDULLAH YILDIZ

SON ANDA
YUSUF KAPLAN

İNSANLIĞIN YÜKÜNÜ OMUZLARIMIZDA HİSSETMEK
HAYREDDİN KARAMAN

LAİKÇİLER ATAKDA
ABDULLAH BÜYÜK

EVLERİMİZİN MANEVİ KİMLİĞİ
FEYZULLAH BİRIŞIK

Bir davetçiden ya da bir kitaptan nasıl faydalanırsın?

MİSAFİR YAZARLAR

YAZAR ADAYLARI

DUYURULAR

GÜZEL SÖZLER

Tok olan cümle cihanı tok sanır
Aç olan alemde ekmek yok sanır

İSTATİSTİK

Sayac
Tekil  13386
Toplam 2293613
 
 

Eminesenlikoglu.Org internet üzerinden yayın yapmaktadır. Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
Tasarım ve Kodlama Networkbil.Net