Kullanıcı Adı

:   Şifre :

 Şifremi Unuttum

ATATÜRK DEDİ Kİ KAN İLE YAPILAN İNKILAPLAR DAHA SAĞLAM OLUR


AHMET ANAPALI

24/01/2016 - 18:47 -

İnkılap; kelime manası ile var olan bir yapının aksayan, işlemeyen ve tıkanan taraflarını düzeltip çağın ve zamanın ihtiyaçlarına göre tekrar dizayn etme faaliyeti ve çabasıdır. Devrim ise; var olan bir yapının aksayan veya aksamayan kısımları gözden geçirilmeden o yapının tamamının değiştirilmesi ve elden çıkartılmasıdır. İşte bu inkılap-devrim paradoksu içinde dünya üzerinde gelişmiş ne kadar ülke mevcutsa hepsinde mutlaka inkılaplar, devrimler ve ilerleme hareketleri yaşanmıştır. Meselâ Almanya’da 1920’li yılların başında yaşanan eğitim alanındaki o müthiş devrim veya İtalya’da yaşanan ağır sanayi inkılabı, Amerika’daki şehirleşme inkılabı, Fransa’da yüzyılın başında meydana gelen sosyal yapıdaki değişme hareketleri bu sosyal inkılaba ya da devrime örnek gösterilebilir. 

Dünyada bizim dışımızda bulunan bu ülkelerde böylesine mühim inkılaplar yaşanırken elbette Türkiye’de de inkılap adı altında çok keskin ve sert devrimler yaşanıyordu. Hem de peş peşe. Ama ilginç olan nokta; biz devrim ya da inkılap kavramına diğer ülke insanlarının yüklediği mana ile bakmadık hiçbir zaman. Çünkü Avrupa’da yaşanan ve sosyal hayatı müsbet manada etkileyen bu devrimlere karşılık bizde ise ilan edilen her devrim ardından sıkı bir emirler zincirini, uymayanlara ise sonu meçhul zindanlar yolunu açan kara bir kâbus misali üzerimize çöküyordu. İnsanlarımızın hayatlarını etkileyen bu devrimlerin ne olduğunu merak mı ediyorsunuz? O halde buyurun kısaca Kıyafet ve Şapka devrimine…

25 Kasım 1925: Kıyafet devrimi. “Şapka iktisası” kanunlaştı. Eskiden giyilen başlık türlerini bırakın giymeyi, hakkında yazı yazmak bile yasaklandı. Şapkanın dışında herhangi bir başlığı giymek şöyle dursun ima yolu ile övmek bile neticesi idam olan bir sürecin başlangıcıydı.

Öncelikle böyle bir uygulama sosyoloji biliminin bulgularına aykırıydı.Kanunla, yasayla, sopayla, kurşunla bir halk kendi kültüründen bir çırpıda koparılıp bir başka kültüre eklemlenemezdi. Yani kendisi olmaktan çıkarılıp başkası yapılamazdı. Nitekim öyle de oldu. Anadolu insanı bu tepeden yürütülen mühendislik operasyonuna yer yer çok şiddetli tepkiler verdi. 

Sivil tepkilere karşı en kanlı eylem “kıyafet devrimi” adı verilen şapka iktisası hakkındaki kanunun yürürlüğe girmesi ile başladı. Nitekim cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal 22 Ocak 1923’te Bursa’da;

“Kan ile yapılan inkılaplar daha muhkem (sağlam) olur, kansız inkılap ebedileştirilemez” demiştir. Bunun yanı sıra Harbiye marşında;

“Kanla irfanla kurduk biz bu cumhuriyeti” mısrası yer bulmuştur. Yine aynı şekilde Şapka İnkılabını tanıtmak için gittiği Kastamonu’da Mustafa Kemal, şapka giymek istemeyenleri kastederek;

“Bu kadar yüksek ve önemli amaca ulaşabilmek için, gerekirse bazı kurbanlar verilir” demekten kendini almayacaklardır.

Bu “yüksek ve önemli amaç”ın gerçekleşmesi, yurdun dört bir yanındaki onlarca insanın hayatına mâl olmuştu. Bundan ayrı olarak Beyoğlu’nda Hıristiyan nüfusa şapka dikmekle geçimini temin eden Yahudi ve Hıristiyan şapkacılar da bir anda zengin olmuş, şapka devrimi en çok onlara yaramıştı. Şimdilerin ünlü Vakko’sunun eski sahipleri de şapka devriminin zengin ettiği gayr-i müslimlerdendi. Çünkü o günlerin fiyatıyla bir şapka, bir aylık maaşa bedeldir.

Bu müthiş devrimden sonra ülkede başta tüm memurlar olmak üzere vatandaşlar şapka giymeye, giymeyenler ise hapislere atılmaya veya asılmaya başlandı. Ülkede şapka ithalatı yüzünden ciddi bir ekonomik kriz yaşandı. 

O dönemi yaşayan Rıza Nur şöyle söyler;

“Ekonomik olarak müthiş bir zarar. Milyonlarca lira dışarıya akıp gitti. Bundan da Yahudiler yararlandılar. İtalya ve Fransa’da mevcut yeni ve eski şapkaları milyonla memlekete soktular. İki-üç Frank kıymeti olan bu şapkalar en aşağı on liraya (120 Frank) satıldı. Bunların çoğu zımpara kâğıdı ile temizlenmiş kullanılmış şapkalardı.”

Bir ülkenin vizyonunu bir anda genişleten bu müthiş şapka inkılabını protesto etmek için ülkede isyanlar, olaylar çıkmadı değil. Meselâ;

28 Kasım’da Sivas’ta çıkan ve “Şapka giymek istemiyoruz. Gâvur kılığına girmek istemiyoruz” naralarıyla bağırarak valilik binasına yürüyen halk, asker tarafından durduruldu ve yürüyüşü tertip etme suçundan dolayı 2 hoca idam ile cezalandırılmış geri kalan ise, çeşitli sürelerde hapse mahkûm edilmiştir.

Aynı tarihlerde Erzurum’da halk, çifte minareli camii meydanında şapka aleyhtarı bir eylem yapmış bunun karşılığı olarak asker kalabalığa ateş etmiş 15 kişi vurularak öldürülmüş, biri kadın olmak üzere 13 kişi idam edilmiş, 80 kişi tutuklanmıştır.

Erzincan’da yaşanan hadise ise tam bir insanlık ayıbıdır. Söylenenlere göre, İstiklal Mahkemesi o tarihlerde şapkaya karşı çıktığı için Mevlevi İbrahim Hakkı Efendi’yi gıyabında idama mahkûm eder. Fakat hocaefendiyi bulamadığı için bu idamı gerçekleştiremez. Bir sabah namazı vakti İbrahim Efendi ruhunu Allah’ına teslim eder. Çocukları babalarının ölüm haberini İstiklal Mahkemesine bildirir. Mahkeme tarafından köye bir müfreze gönderilir. Müfreze başındaki yetkili bu durumu kabul etmez. “Olmaz. bu adam kanuna karşı geldi mutlaka asmam lazım” der. Bunun üzerine kabir açılır. Şahitlerin huzurunda kanuna muhalefet etmek suçundan ceset asılır sonra tekrar gömülür.

24 Kasım’da Kayseri’de, 27 Kasım’da Maraş’ta, 17 Aralık’ta Rize’de, 31 Aralık’ta Ankara’da, 2 Ocak’ta Çorumda, 1 Şubat’ta Giresun’da halk eylemleri görülür. Sonuç yine aynıdır. “Bu yüksek ve önemli amaç” için binlerce kişi öldürülür yüzlerce kişi asılır. Onbinlerce kişi hapse atılır. Bu arada bu şehitlerden biri de herkesin bildiği rahmetli İskilipli Atıf Hoca’dır. 

Muhabbetle…

DİĞER YAZILARI

ATATÜRK DEDİ Kİ KAN İLE YAPILAN İNKILAPLAR DAHA SAĞLAM OLUR

KATEGORİLER

SİTE YAZARLARI

ALINTI YAZARLAR

ABDULKADİR TURAN

İslam dünyasında Müslüman kimliğin yeniden keşfi..
FARUK BAŞER

ESTETİK AMELİYATI
ABDULCELİL CANDAN

Peygamberlere İman Konusunda Görülen Bazı Batıl İnançlar
FATMA TUNCER

GENÇ KUŞAĞIN ÇIKMAZLARI
AHMET TAŞGETİREN

FETVA LİNCİ GERÇEK FETVA
SEMA MARAŞLI

EVLİLİK KÜLTÜRÜ
İLHAN ORAL

HİZMET Mİ FİTNE Mİ
AHMET ANAPALI

ATATÜRK DEDİ Kİ KAN İLE YAPILAN İNKILAPLAR DAHA SAĞLAM OLUR
SERDAR TUNCER

AÇILMADAN YAKILAN BİR MEKTUP
CEM KÜÇÜK

İSLAMCILIĞIN DÖNEMİ ESAS ŞİMDİ BAŞLIYOR
İBRAHİM SARMIŞ

Hz. Muhammed'in (s) Büyülendiği İddiası
MEHMET EMİN YILDIRIM

Efendimiz (s.a.s.) Kimleri Şikâyet Edecek?
SERDAR DEMİREL

HAYATINI KAYBETTİ DE NE DEMEK
MEHMET KAPLAN

BU ACI NASIL ANLATILIR
MUSTAFA ÖZCAN

ALLAH İÇİN ÖLEYİMDE
ABDURRAHMAN DİLİPAK

İMAN ETTİK DEMEKLE
MEHMET GÖKTAŞ

Geceyi büyük bir medeniyet yapanların çocuklarıyız
CEMAL NAR

UYANIK KÜRTCÜ İSLAMCILARA UYARI
YAŞAR DEĞİRMENCİ

LALE DEVRİ MÜSLÜMANLARI GİBİYİZ
ŞEVKİ YILMAZ

HER DİRİLİŞ BİR FETİHTİR
ABDULLAH YILDIZ

SON ANDA
YUSUF KAPLAN

İNSANLIĞIN YÜKÜNÜ OMUZLARIMIZDA HİSSETMEK
HAYREDDİN KARAMAN

LAİKÇİLER ATAKDA
ABDULLAH BÜYÜK

EVLERİMİZİN MANEVİ KİMLİĞİ
FEYZULLAH BİRIŞIK

Bir davetçiden ya da bir kitaptan nasıl faydalanırsın?

MİSAFİR YAZARLAR

YAZAR ADAYLARI

DUYURULAR

GÜZEL SÖZLER

Gönül büyüklüğü olaylar karşısında anlaşılır.

emine

İSTATİSTİK

Sayac
Tekil  13386
Toplam 2307438
 
 

Eminesenlikoglu.Org internet üzerinden yayın yapmaktadır. Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
Tasarım ve Kodlama Networkbil.Net